Bu yazımızda büyüklerimizin sıklıkla kullandığı, belki çoğumuzun hala hatırladığı ve günlük hayatta sık sık kullandığı, kimisinin okuyunca hatırlayacağı, günümüzde çoğu unutulmuş, bazıları ise mevcut halleri yöremize uyarlanarak biraz değiştirilmiş, kimisi yaşanan hikayelerden ders alınması için söylenmiş yöremize özgü deyim ve deyişleri, özlü sözleri, beddua ve atasözlerini toparlamaya çalıştık. 

DEYİM DEYİŞ VE ÖZLÜ SÖZLER
-İstanbul’a geldik gali, gali demeyem gali.
-Ana ilimonu alda ırafa bırak, ıramazan gelince ilazım olur.
-Saccağımı, tavamı satcende, iki çocuğumu yanıma gatcen. Mırtazı kavağına ciğerli bulgur aşı 
yimee gitcen.
-Adam eşşenden, garı döşşenden belli olur.
-Acemi nalbant gavır eşşende öğrenir.
-Akılsız köpeg yol gocadır.
-Atın nalını garıya gönderme, gemez.
-Birini çamırda gördün mü dep de geç.
-Bi bişirim taharnan vasa ehline pişiddir.
-Bin bilsende bi bilene gene danış.
-Başım rahat ede, dilim durasa.
-Cıgaranın pisliini nargile, nargileninkini teneşir temizle.
-Çürüg iple guyuya inme.
-Deymenin suyu, çalışırsan gelir.
-Dünya gençken segtiri, gocayınce bügdürü.
-Deme derdini dertliye, deşe geçe derdini derdiyle.
-Düşünde düşün adam, eşeg mi alır gışın.
-Dumansız baca, anasız goca.
-Gayınnanın kibarı, gelin gemeden geberi.
-Hayvanna içinde koyun, insanna içinde gayın.
-Hısımna, birbirini kısımna.
-Küskünün nasibi dadlıdır.
-Oğlan doğuran og gibi, kız doğuran ot gibi yata.
-Ösüz gızın göğnünden, dokuz top bez geçe.
-Sel önünden kütüğnü kurtar.
-Sasıya sası olve demişle, harman ıscanda kürg geymiş.
-Vurdun mu goyur, yidirdin mi doyur.
-Çayır kuşu çayıra, bayır kuşu bayıra
-Dövletliye vama, gayretliye var.
-Eltilen hamamda boçaları gavga edemiş
-Eğer gıcırtısı atı, garı gıcırtısı adamı gocatır.
-Kadının yıkamadığı yuva bin yıl dikili kalır.
-Herkesin evi gabir, herkes kendi çektiğini kendi bilir.
-Amcam dayım, herkesten aldım ağzım payım.
-Boşacene geydir, dövcene gezdir.
-Çok çocuk anayı paçasız, babayı borçlu eder.
-Ekmeğini yalnız yiyen, yükünü kendi kaldırır.
-Ergene garı boşamak goley gelir.
-Kızını çok seven kocasından, oğlunu çok seven karısından eder.
-Sabahtan yağ sürmeyen anan, öğleden sonra kaymak mı sürveri...
-Etten önce, çölme düşe goma.
-Süprülmedik yaygıntılı eve, sevilmedik misafir gelir.
-Zengin arabasını dağdan aşırı, fakir düz ovada şaşırı.
-Adamın birine büyük laf etve demişle, “Deve” demiş.
-Ardından köpek havlamayan gurda, gurd demezle
-Bülbülün yanına va, güle götürsün, karganın yanına va, leşe götürsün
-Yazın imiği kaynamayanın, kışın çömleği kaynamaz.
-Et çengeldeyken satılır.
-Horozun çoğ olduğu yerde, sabah geç olur.
-Sabırlan gorug, helva olur.
-Makas Aşa gibi çeneli.
-Makas Aşa gibi her yerden çıkma.
-Badi Ahmet’in kahve mi bura.
-Ağzım dursa veriverin gızımıda, bi delikanlıya varıverin.
-Çocuk, ekmeği dolapta bityo (yetişiyor) sanır.
-Allah guru iftiradan gorusun.
-Akıllı deli olur. Deli deli omaz.

BEDDUALAR
-Oca sönesce
-Odu ocağı sönesce
-Ciğerinden yanasca
-Gözü kör olasca
-Ciğerinin bağında yan işallah
-Davılsız gelin alırsın işallah
-Dul evlene duvaksız varasıca
-Gidişin osunda dönüşün omasın işallah
-Gören gözlen görmesin, dutan ellen dutmasın
-Naha elin ayan büzülsün, teneşirlere denk gelesice
-Öbür dünya hakkım olsun
-Allah nasıl bilyosa öle etsin
-Na ha boyun bosun devrilsin. 
-Na ha boynun altında gasın.
-Gavurla mezarlığına gömülürsün işallah
-Mezarında ot gaynasın
-Allah yunmaz arınmaz dertle vesin
-Urganlara gelesice, teneşirle paklasın, hışımla inesice, ocağ sönesce
-Altın aksın eşiğinden emme Rabbim cami gibi dert vesin de, minare gibi doktur la başını beklesin.

DUALAR
-Allah yolunu açıg etsin.
-Allah Halibram berkatı vesin
-Allah altın tokalara yapıştırsın.. 
-Allah gara gaşlı,gara gözlü gızla vesin
-Allah dudduğunu altın etsin.
-Allah birini bin edsin
-Allah namerde muhtaç etmesin.
-Allah bin kere razı osun
-Allah gane gane rahmed eylesin.
-Allah işini ırast getsin
-Allah doğru yoldan ayırmasın.
-Allah gönül muradını vesin.
-Allah gönül gışı vemesin.
-Allah gulunu guluna muhtaç etmesin
-Allah ni muradın vasa vesin
-Allah kem gözleden nazar etsin
-Allah selamed vesin
-Allah dosddan esik etmesin
-Allah sabır vesin
-Allah bilmini irfanını arttırsın
-Allah zeyin açıklığı vesin.
-Allah yardımcın osun
-Allah avuc aşdırmasın.
-Su gibi aziz olasın
-Allah derd verib derman aradmasın

ATASÖZLERİ
-Ada’da bohçası açılmayana gız vemezle.
-Akıllı sanı sayarken, deli oğlunu everi.
-Akreni ile gezmeyenin , altın adı pul olur.
-Alma zengin gızını, sonra çekemezsin nazını.
-Ana yumruğu ile hiçbir kemik gırılmaz.
-Anasından evvel söze giren gızdan hayır gemez.
-Çok el işbaşında, az el aş başında.
-Asil soyu azmaz, bal küpeciği gokmaz.
-El ağzına bakan, sel ağzına yuva yapa.
-Koca sözü un tozu, silkince çıka.
-Kadını gül eden de, kül eden de gocadır.
-Kadın donundan, öküz gönünden belli olur.
-Kız anaya göre sergen yapar, oğlan babaya göre diren yapar.
-Kocana göre bağla başını, horantana göre pişir aşını.
-Gazdaklama gaza düşesin, kel başlı bir gıza düşesin.
-Oğlun varsa dışar aşı datdırma, kızın varsa el evinde yatırma.
-Oğlum beş demeye, gönlüm hoş demeye gemez.
-Goca demişle gocatır, iyi bişe olsa gül, gonca derledi

YARARLANILAN KAYNAKLAR
- Mehmet ERDEN İstanbul Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı Fakülte bitirme tezi (1976)
- Tavşanlıda Zaman Fevzi COŞGUN-
- Kütahya ve Yöresi Ağızları Doç.Dr.Tuncer GÜLENSOY-
- Dikenli Bahçe 1 ve 2 – Kamil GÜVENÇ
Şehirlerin yapısı hakkında vatandaşlara ilk izlenimi veren çevre yolu üzerinde tavşanlı belediyesi önemli bir projeyi hayata geçiriyor. Kütahya balıkesir yolunda çukurköy istikametinden moymul çıkışına kadar 3 ayrı noktada ilçemizi tanıtan 3 anıtın montajına başlandı.
 Tavşanlı Belediyesi şehrin silüetini güzelleştirecek 3 anıtın montajına başladı. Kütahya istikametinden Çukurköy girişinde leblebi anıtı, Ada Mesireliği alanına termal ve Moymul çıkışında Balıkesir yoluna Osmanlı tuğrasından oluşan anıtın montaj çalışmaları Cuma gününe kadar tamamlanacak.
Yeni hafta ile birlikte Park ve Bahçeler Müdürlüğü’ne bağlı ekipler peyzaj çalışmasına start verirken, Elektrik Servisi de aydınlatma konusunda proje hazırlayacak.
Anıtların montajı esnasında özellikle Almanya, Belçika ve Fransa’dan memleketlerine tatil için gelen gurbetçiler çalışmaları yakından takip ederek Tavşanlı Belediyesi’nin ilçe merkezinde yürüttüğü çalışmaların kendilerini mutlu ettiğini söyledi. Gurbetçilerimiz ilçenin çehresini değiştiren büyük projelerden dolayı Belediye Başkanı Mustafa Güler’e teşekkür etti.




























Rahmet ve bereket ayı olan Ramazan ayına ulaşmanın sevinci ile Rabbim hayırlı ramazanlar geçirmeyi , oruçlarımızı sağlık ve sıhhat içinde tutmayı cümlemize nasip etsin İnşallah.
Büyüklerimizden hep duyardık. Biz de şüphesiz küçüklerimize söylüyoruz.Galiba onlarda kendilerinden sonraki gelecek nesile bu sözü hep söyleyecekler.Her nesil kendisinden sonraki nesile geçmişe olan özlemini gözleri dolarak derin bir iç geçirerek dile getirecek şüphesiz.
Ve o söz hiç değişmeyecek bence :
“Nerde o eski ramazanlar” evet “Nerede o eski ramazanlar”
Bakalım neredeymiş o ramazanlar geçmişten günümüze neler değişmiş, neler unutulmuş şöyle bir hatırlayalım.

Ramazan ayının gelmesiyle öncelikle mahalleli hanımların koşuşturması, tatlı telaşı hatırlanır tabi ki ! Fırınların çok yaygın olmadığı dönemlerden bahsediyoruz. Herkes kendi imkanlarıyla bir şeyler yapma telaşında. Evlerde odunlar çatılır, komşular toplanır, tiritlik ve sütlü yufkalar açılır özenle, börekler gözlemeler hazırlanır, kuru baklavalar açılır tane tane ramazanın ilerleyen günlerinde şerbetlenip afiyetle yenmek için. Hoşaflar, kompostolar kaynatılır, yazın sıcağında bir nebze olsun serinlemek için.
Tabi günümüzde lüks fırınların, pastanelerin açılması çeşit çeşit meşrubatların çıkmasıyla bu tatlı telaşımızda unutulur oldu maalesef.
Bir başka değişiklikte camilerimizde göze çarpardı. Bütün minareler ramazanın önemini anlatan mahya ışıklarıyla donatılır, yarı karanlık olan memleketimin sokakları ramazan boyunca ışıl ışıl olurdu.
Kavaklı Camisi başta olmak üzere diğer camilerde hafızlık dersi alan öğrenciler ramazanın manevi havasını herkese hissettirmek adına akşam namazları ve yatsı namazları arasında gruplar halinde minareye çıkarak hep bir ağızdan ilahiler okurlardı.
İftara doğru mahalle aralarında bir hareketlilik...Komşuluk hakkı tabi...Herkes yaptığı yemeğinden bir lokma komşusuna ikram edecek ki, hem ramazan bereketinden kendi payına düşeni alacak hem de komşuluk hakkıdır kokan yemeğin komşu üzerindeki hakkı teslim edilecek
Çocuklarda mahalle aralarında topun atılmasını beklerdi. Benim çocukluğumda Mülayim Tepe’den atıldığını hatırlarım. Tavşanlı'nın her tarafından görülürdü. Top atışı olduğu anda bir koşuşturmaca bir heyecan, bir tek çocuk kalmaz sokakta.
Küçük çocukları oruca alıştırmak için tekne oruçları tutturulur, oruç tutan çocuklara muhakkak iftarlık alınırdı. Misafirlikte ise iftara gelenlere bizim yemekleri yerken dişleriniz yoruldu ve bizim haneye sevap yazdırdı diye diş parası verilirdi.Ama en güzeli aile büyüklerinin çocukların tuttuğu orucu satın alma telaşıydı.
Ben orucumu satmaya hiç kıyamazdım.Öyle ya binbir güçlükle akşama kadar aç susuz tuttuğum orucu satmaya bir türlü içim elvermezdi. Satılan oruçla bir, orucumun sevabı da gidecek diye korkardım.
Ramazanın başlamasıyla ilk günün olmazsa olmazı taneli Mercimek çorbasıdır.Taneleri boğazına sıralanıp , tesbihe çekilsin , oruçların sayılsın diye.Son gün ise sahurda mantı yapılır ve ramazan bohçalanıp yolcu edilirdi manevi olarak…
İlçemizde yaşayan gayr’i Müslimler ise çocuklarına dışarıda yemek yiyip içmemesi konusunda sıkı sıkıya tembihte bulunur, ramazan ayı boyunca hiçbir gayr’i Müslim çocuğunu dışarıda ve kapı önünde elinde yiyecek yada içecekle bulundurmazdı. Herkes birbirinin dinine, örf ve adetlerine saygı gösterirdi..
Ne üzücü ki günümüzde bu saygıyı görmek artık pek mümkün değil.
Çeşit çeşit hurmalar, kaymaklar, mantı, bitli helva, Ada Mesireliği’nde yapılan göveç ziyafetleri, güllaç, mumbar dolması, beyin salatası, tirit, pastırma, kulak aşı, bol susamlı yada yumurtalı ramazan pideleri, Hakkı Amca’nın meşhur sütlü ve narlı peluzesi ramazanın vazgeçilmez yemeklerinden ilk aklıma gelenler.
Karlıklarda tepilen karlar iftara doğru Tavşanlı esnafına dağıtılır. İftarda pekmezle karıştırılıp yenir.Hoşaf veya kompostoların içine atılarak bir nebze olsun serinlenilirdi. “Karlıklar”da zamanla teknolojiye yenik düşmüş ve yerini buzdolaplarına ve derin donduruculara bırakmışlardır.

Komşu evlerinde mahallenin hanımlarıyla birlikte yeni gelinler, hergün değişik şalvar giyip , iğne oyalı namaz örtülerini örtünerek mukabeleye gider, akşamına da yine evlerde toplanılıp teravih namazlarını kılarlardı.Bu gelenek günümüzde de önceki kadar olmasada mahalleli hanımlar arasında hala devam etmektedir.
Kavaklı Camisi’nde çoğu yatılı olarak kalan öğrencileri, mahalleli gücü yettiği ölçüde evlerine misafir ederek sofralarındaki yemeklerini paylaşırlardı.
Ulucami’de kurulan itikaf çadırlarınıda mahalleli kendi arasında sahiplenir ve itikafa girenlere cami imamı ve müezzinine düzenli olarak her gün yemek götürülürdü.
Birde iftar vakti yaklaşınca tepsiler içinde fırıncılara giderdi yemekler. Onlar iftarlarını çalışanları ile birlikte ezan okunduktan nice sonra fırınlarında yaparlardı. Kara fırın azdır Tavşanlı’da…Tabi herkes sıcak pide derdinde. Kimseyi mağdur etmek istemezlerdi. Tüm Tavşanlı'nın pidesinin yükü onların sırtındadır. Herkesten sonra açarlardı oruçlarını.
Leblebicilerde ramazan ayının zorlu meslekleri arasındadır.Gündüzleri pek fazla çalışamazlar.Ramazan ayında onların mesaisi iftardan sonra başlar ve gece sahura kadar sürer.
Terzi ve farklı bir telaş içerisindedir.Hazır giyim o dönemlerde olmadığı için ayakkabıcılar kartonla prova alıp ayakkabıları yetiştirme derdinde, terziler ise takım elbiseleri yetiştirme derdinde.Günde en fazla 2 takım elbise dikilir.Provalara en 2-3 defa gidilir… Elbiseler bol dikilir ki “seneyede giyersin” lafı buradan çıkmıştır.
Leblebici, terzi ve ayakkabıcı dükkanlarındaki muhabbet hiç bir zaman aksatılmaz.İftarını yapan teravih namazından sonra buraya doluşur ve sahura kadar muhabbetler,şakalaşmalar,.Tavşanlı’nın muhabbeti burada döner, ,mendil oynanır, yüsük oynanırdı.
Tabi kış ayına denk gelen ramazan gecelerinde komşu akraba veya arkadaş gruplarıyla orta temcit (iftarla sahur arası yenen yemek) yapılır.


Bir de gariplerimiz vardır. Bayrama yakın akşam kahvelerde tepsi açılıp giydirilmeleri için para toplanır. Herkes kendi gücü doğrultusunda yardım etmeye çalışır. İlçemizin büyükleri önderliğinde önce hamama götürülüp baştan aşağı bir güzel temizlenir. Çorabından ceketine, ayakkabısından mendiline kadar giydirilir. Öyle ya bayram onların da bayramı…
İlçemize civar il ve ilçelerden gelen imam, müezzin ve hafızlar bütün camilere dağılıp ramazan ve mukabele coşkusuna ortak olurdu.
Gece kahvelerde yine tepsi tutulup para toplanarak herhangi bir geliri olmayan bu misafirlere para verilir.

 Birde yaz ayına denk gelen ramazanlarda teravih namazları Ada’da ve eski SSK. Hastanesi’nin olduğu kırda Leylek Hafız tarafından kıldırılırdı. 
Davulcu deyincede aklımıza ya Arap Şükrü yada Hakkı KOCAKURT gelir şüphesiz.

Geceleri sahura kaldırırken her evin beyine yönelik söylenen manilerden hatırda kalanlar.
Davulumun ipi kaytan
Kalmadı sırtıma mintan
Virin ağalar bahşişim
Alayım sırtıma mintan

Eski cami direk ister
Söylemeye yürek ister
Benim karnım tok ama
Arkadaşım börek ister

Davulun içi pekmez
Çalarım fakat ötmez.
Bir bahşiş vermezseniz
Davulcu buradan gitmez

Besmeleyle çıktım yola
Selam verdim sağa sola
A benim ağalarım
Ramazanınız mübarek ola

Yaram derindir eşme.
Aman derdimi deşme
Sahurda börek yoktu.
Gözlerim oldu çeşme

Duvardan kedi atladı
Bekçinin ödü patladı.
Merak etme bekçi baba
Bey kesesini yokladı.
Ramazan davulcusundan bahsedip bu olayı anlatmadan olmaz. Gerçi çoğunuz duymuşsunuzdur ama yine aktaralım.
Mevsim kış anne ve oğlu gece davulcuya bahşiş vermek için inerler. Çocuk üşümüştür.Annede ise ramazan heyecanı vardır.
Çocuk anne dondum! dondum! dedikçe
Anne he oğlum dom dom! dom dom! der.


Halk evlerinde, spor kulüplerinde tombala oyunları oynanır. El yapımı 3 patlarlı patlayıcılar, çatapatlar çıkar piyasaya çocukların ellerinde… Balıklı’ya ve Moymul’a düzenlenen at arabası seferleri ve oruç eylemek için Ada’da Şevket Ağa'nın kayığına binilir. Ramazan ayında oruç 15 oldu mu, bitli helvalar gider damattan kayınvalidenin evine…


Bayrama ulaşılınca fotoğrafçıların mesaisi başlar. Herkes yeni bayramlık kıyafetleri ve arkadaş gruplarıyla fotoğraf çektirme yarışına girer. Fotoğraflar basılıncıya kadar da fotoğrafçıya rahat verilmez.
Hamamlar arefe günü, arefe suyunun şifasını almak isteyen kişilerle dolar taşar.
Çocukların bayramlık sevinci, büyüklerde ramazan bitmesi yüzünden yerini hüzne bırakırdı.
Nasıl demeyeyim şimdi Aaaahhhh! Nerede o eski ramazanlar... Ne oruç koyardı, ne sıcak, muhabbet vardı kucak kucak.
Hepinize hayırlı, huzurlu, bol bereketli Ramazanlar.



Bilgi alınan kişiler : Hayrettin DOĞRUÖZ Doğum: 1937 (Esnaf) , Orhan KASAP Doğum: 1948 (Emekli Öğretmen) , Erdoğan KOCAYÖRÜK Doğum: 1953 (Emekli Öğretmen) , Ekrem ŞAKRAK Doğum: 1957 (Emekli Memur) , Abdullah ULUĞDoğum: 1938 ( Esnaf ) 
Resimler : Nostalji Tavşanlı , Cavit SARIOĞLU , Mehmet BOYACI , Mümtaz SERDAROĞLU
Leblebi ilk defa Şeyh Murat Gazi Hazretleri tarafından 1370-1390 yıllarında bulunmuştur. Özellikle, nohutun ısıtılıp bekletilmesini keşfetmiştir. Efsaneye göre leblebinin serencâmı şu şekilde başlamış: Kırık olan nohutların içine Şeyh Murat Gazi'nin göz yaşları damlamış ve nohut kırıkları birleşerek leblebi tanelerine dönüşmüş. 
Leblebiciliğe, uğruna gözyaşı dökülebilecek kadar kıymet vermesiyle meşhurlaşan Şeyh Murat Gazi, İstanbul'da medfundur. Ruhu şâd olsun diyoruz. Tavşanlı'da ise 450 yıl öncesine dayanır leblebicilik. Şeyh Murat Gazi'nin vefâtından 180 sene sonra, İstanbul'da Arnavut bir ustadan öğrenmiş Tavşanlılı leblebiciler leblebi imalâtını.
LEBLEBİNİN ANAVATANI TAVŞANLI'DIR 1940'LI YILLAR LEBLEBİ GÜRESİ — HULUSİ YAVUZ,ABDULLAH KULLUKAHMET KESENEMİN KOCAGÖZALİ İHSAN AKGÜNSÜLEYMAN AKGÜNHÜSEYİN KESEN (TİLKİ) ve CEMAL KOCAGÖZ ile birlikte.
LEBLEBİCİ USTALARI 1950'Lİ YILLAR BAŞI —YUSUF ERTEKİN ve KEMAL ÇELİK ile birlikte.
SÜLEYMAN UYANIK IN KEMAL ZEYTİNOĞLU CADDESİNDEKİ LEBLEBİCİ DÜKKANI 1952 YILI— MEHMET UYANIKABDÜLKADİR ÇAĞIRKANve SÜLEYMAN UYANIK ile birlikte.
ALİ İHSAN AKGÜNÜN LEBLEBİ GÜRE İMALATHANESİ-YIKILAN ULUCAMİ KARŞISINDAKİ ŞİMDİKİ OTOPARK OLAN YERDE— ALİ RIZA AÇIKGÖZKemal Özkul,DEVEKAYALI MEHMET ve ALİ İHSAN AKGÜN ile birlikte.



















Tavşanlı Ticaret ve Sanayi Odası ve Türk-Arap Ekonomi ve Stratejik İşbirliği Derneği-ANKARA (TASCA) ortak düzenlemiş olduğu "1. Tavşanlı  Uluslararası Ticaret ve Yatırım Forumu"nda 16 Ülkeden (Libya-İngiltere-Mısır-Sudan-Senegal-Suriye-Filistin-Cezayir-Fas-Tunus-Senegal-Irak-Yemen-Suudi Arabistan-Azerbaycan) 60 işadamı "Termal ve Doğa Turizm, Gayrimenkul, Sanayi, Tarım ve Genel Ticaret alanlarında ikili görüşmeler için bir araya gelecek.
                FORUM gelenekselleşerek bölgeyi  TİCARET VE SANAYİ alanında cazibe merkezi haline getirmeyi hedeflemekte. Yerli-Yabancı şirket ve işadamlarının-alım heyetlerinin buluşma noktası olacağı bu forum her yıl güçlenerek devam edecek.
Tavşanlı Belediyesi’nin 54,5 milyonluk dev bütçesiyle hayata geçirdiği içme suyu projesinde yüklenici firmaya yer teslimi yapılarak ilk kazma vuruldu.
Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Atabay, DSİ 3. Bölge Müdürlüğü İçme Suyu Şube Müdürü Utku Can, İçme Suyu Şube Müdürlüğünde görevli Makine Mühendisi Necdet Aydın, DSİ 34. Şube Müdürlüğünde görevli İnşaat Mühendisi Sezgin İça, Harita Mühendisi Mustafa Arslan, yüklenici firma olan Gelişim İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Başkanı Durdu Yıldırım, Belediye Su İşleri Müdürü Yüksel Şener ve Harita Teknikeri İlyas Durmuş’un katıldığı törenle yüklenici firmaya yer teslimi yapılarak imzalar atıldı ve çalışmalara start verildi.
İlk olarak su güzergahının ölçümleri gerçekleştiriliyor. Ayrıca suyun kaynağında da bir çalışma başlatıldı.
Belediye Başkanı Mustafa Güler’in üzerine titrediği bu dev bütçeli proje ile Tavşanlı’nın 50 yıllık su ihtiyacı kaynağından karşılanmış olacak.
Belediye Başkanı Mustafa Güler, “İçme suyu projesi göreve başladığım günden bu yana en büyük duamdı. Projenin onaylandığını ilk duyduğumda hemen şükür namazı kılmıştım. Rabbime beni su ile sınama diye hep dua etmiştim. Nihayetinde çalışmalarımız meyvesini verdi ve ilk kazmayı vurduk. Başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, Başbakanımız Ahmet Davutoğlu, Orman ve Su İşleri Bakanımız Veysel Eroğlu ve Kütahya Milletvekilimiz Vural Kavuncu’ya teşekkürlerimi sunuyorum. Bu proje hamdolsun bizlere büyük bir gurur yaşattı” ifadelerini kullandı.

Tavşanlı’nın ticari hayatına zenginlik katacak olan bedesten projesi için geri sayım başladı. Belediye başkanı Mustafa güler, uzay çatılı pazar altındaki esnaflar ile tahıl pazarı önündeki dükkan sahipleriyle bir araya gelerek istişarelerde bulundu.   
Tavşanlı Belediyesi’nin vizyon projeleri arasındaki Bedesten’in ihalesi bu yaz tamamlanıyor. Bu süreçte Tavşanlı Belediyesi uzay çatıyı Moymul Mahallesi’nin alt kısmına, tahıl pazarının tarihi mimari çatısını da Mülayim Tepe’ye taşıyacak.
Tüm bu süreç 1 Ağustos tarihine kadar tamamlanacak. Bu alandaki işyerlerinin ise en geç 1 Temmuz’a kadar boşaltılmış olması gerekiyor.
Bu çerçevede Tavşanlı Belediye Başkanı Mustafa Güler, bölge esnafıyla gün boyu istişare toplantıları düzenledi.
UZAY ÇATILI PAZAR ALTINDAKİ ESNAFLAR GALERİCİLER SİTESİ’NİN OLDUĞU BÖLGEYE TAŞINACAK
Öncelikle Uzay Çatılı Pazar altında faaliyet gösteren esnaflarla buluşan Başkan Güler, burada esnaflar ile istişare yaparak işyerlerinin, Galericiler Sitesi’nin olduğu bölgeye taşınması konusunda görüş birliğine vardı.
Başkan Güler, “Bildiğiniz üzere Bedesten Projemizi vatandaşlarımıza duyurarak 2016 yılında yapımına başlayacağını bildirmiştik. Bu projedeki amacımız şehrin alt kısımlarına doğru kayan ticari hayatın bu alanda da tekrar canlanmasını sağlamak. Bedesten’in buraya hareket getireceğine inanıyoruz. Açıkçası Tavşanlı’nın böyle bir projeye de ihtiyacı vardı. Biz esnafımızın da bu süreçten olumsuz etkilenmemesi amacıyla yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Uzay Çatılı Pazar altında faaliyet gösteren esnaflarımızı Galericiler Sitesi’nin olduğu alana taşımayı uygun görüyoruz. Çünkü burada köy servisleri, İlçe Tarım Müdürlüğü, Ziraat Odası Başkanlığı, Nüfus Müdürlüğü ve Galericiler Sitemiz var. Ayrıca yine buraya yapılması gündemde olan Ağız ve Diş Hastanesi projemiz var. Bu alan Tavşanlı’nın hareketli yerlerinden biri. Ayrıca esnaflarımızın toplu halde buraya taşınması daha avantajlı olacaktır” dedi.
DÜKKANLAR TEK TİP YAPILACAK…
Esnafların dükkan yerlerinin Belediye’nin yapması konusundaki talebi üzerine bu görüşe olumlu yaklaşan Başkan Güler, “Biz oraya Belediye olarak tek tip dükkanları inşa edelim, sizler de bedelini ödeyerek daha düzenli ve nezih ortamda müşterilerinize hizmet etme imkanı bulun. Böyle bir proje yeni pazara hem bir düzen, hem de güzellik katacaktır. İnşallah 25 gün gibi kısa sürede biz buranın projelendirmesini yapar, sonraki süreçte de çalışmalarımızı tamamlayıp buralara inşa edilecek dükkanları sizlere tahsis ederiz” ifadelerini kullandı.
BAŞKAN GÜLER, TAHIL PAZARI ESNAFIYLA İHALE TARİHLERİNİ PAYLAŞTI
Daha sonra tahıl pazarı önündeki esnaflarla bir araya gelen Belediye Başkanı Mustafa Güler, buradaki dükkan sahiplerine Bedesten projesindeki son durumu anlatarak ihale sürecinin tarihlerini izah etti. Esnaflardan en geç Ramazan Bayramı sonrasına kadar işyerlerini başka noktalara taşımaları için gerekli hazırlıkları yapmasını isteyen Başkan Güler, “Bedesten Projesi tamamlandığında yaklaşık 80 dükkan Tavşanlılıların hizmetinde olacak. En küçüğü 36 metrekare olan dükkanlardan ihaleye katılarak sizler de alabilirsiniz. Ya da alacak kişilerden kiralayabilirsiniz. Projemiz hem bu bölgeye hem de Tavşanlı’mıza önemli bir değer katacaktır. Sizlere işlerinizde kolaylıklar ve bol kazançlar diliyorum” ifadelerini kullandı.
Tavşanlı belediyesi sosyal belediyecilik adına yeni bir proje başlattı. Milli eğitim Müdürlüğü’nün destek verdiği proje kapsamında Emet Caddesi üzerinde kurulan “kitap ve oyuncak kumbarası” sayesinde vatandaşların kumbaraya attıkları kitap ile oyuncaklar ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılacak. 
Oyuncaklar sevgi çarşısı, kitaplar ise Arslanbey mesleki ve teknik Anadolu lisesi kanalıyla dağıtılacak.
Tavşanlı Belediyesi sosyal belediyecilik adına yeni bir proje başlattı. Şehir merkezine kurulan “Kitap ve Oyuncak Kumbarası Projesi” kapsamında ihtiyaç fazlası oyuncaklar ve raflarda tozlanmış kitaplar yeni sahiplerine ulaştırılacak. Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ile Arslanbey Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından takip edilecek projede İstiklal Ortaokulu yanına monte edilen kumbarada toplanan oyuncak ve kitaplar Sevgi Çarşısı kanalıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlara ulaştırılacak.
Meslek Lisesi öğrencilerinin başlattıkları kampanyaya katılan Belediye Başkan Yardımcısı Ali Özden, bu proje sayesinde okunmuş kitapların başka insanlara faydalı olmasını, evlerde çocukların kullanmadıkları oyuncakları da ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarına ulaştırmak istediklerini kaydetti. Ali Özden “Belediye Başkanımız Mustafa Güler’in başlattığı, Milli Eğitim Müdürümüz ile Arslanbey Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencilerimizin destek verdikleri kampanyanın amacına ulaşacağını düşünüyorum. İstiklal Ortaokulu yanına kurduğumuz Kitap ve Oyuncak Kumbarasına vatandaşlarımız her zaman kitap ile ihtiyaç fazlası oyuncakları bırakabilir. 
Burada toplanan ürünler tasniflendikten sonra oyuncaklar Sevgi Çarşısı kanalıyla ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarına, kitaplar ise Arslanbey Mesleki ve Teknik Lisesi öğretmen ve öğrencilerimiz tarafından okumak isteyen gençlerimize ve vatandaşlarımıza ulaştırılacak. Şimdiden kampanyamıza destek veren halkımıza teşekkür ediyorum” dedi.




































































Tavşanlı’da 2013 yılında Çukurköy Mahallesi’nde yapımına başlanan yeni otogar binası tamamlanarak bugün itibariyle hizmete girdi. Toplam 16 bin 602 metrekarelik alanı kapsayan yeni otogar 2 bin 918 metrekarelik kapalı alandan oluşuyor.
Asfalt, çevre düzenleme ve giriş noktaları da dahil olmak üzere toplam 2,5 milyon TL’ye mal olan yeni otogar binası ile Tavşanlı’nın bir sorunu daha çözüme kavuşturuldu.
Tavşanlı Belediye Başkanı Mustafa Güler, faaliyete girdiği gün Otogar’a giderek durum değerlendirmesi yaptı. Ayrıca ulaşım firmalarıyla da gün boyu toplantılar düzenleyen Başkan Güler, vatandaşların yeni otogara ulaşabilmeleri hususunda istişare sonucu bazı kararlar aldı.
Belediye Başkanı Mustafa Güler yaptığı açıklamada, “Nihayet Pazartesi itibariyle yeni terminal binamızı vatandaşımızın hizmetine sunduk. Yıllardır çevre yolunun kenarında günümüz şartlarına cevap veremeyen durumdaki eski otogardan hizmet alan halkımız, artık daha modern bir ortamda ulaşım hizmetlerinden yararlanmış olacak” dedi.
Vatandaşların şehir içinden yeni otogar binasına ulaşımında kolaylık sağlamak için gün boyu toplantılar gerçekleştirdiklerini dile getiren Belediye Başkanı Mustafa Güler, “Şehir içi dolmuşlar, tüm mahallerimizden sabah saat 7.00 itibariyle otogara yolcu taşıyacak. Ayrıca sabah 6.00 itibariyle de hat 5 dolmuşları eski otogar binasından yeni otogar binasına taşıma hizmeti sunacaklar. Yeni sisteme alışmanın bazı sıkıntılar getirebileceğini biliyoruz. Yaklaşık 10 günlük bir süreç içerisinde sistemin oturacağını düşünüyoruz. Bu nedenle Tavşanlı Belediyesi olarak vatandaşlarımızdan şimdiden özür diliyoruz” ifadelerini kullandı.